Geçenlerde Erkan'la müzik ve müziğin internet üzerinden paylaşımı ile ilgili tartışıyorduk. Benim naçizane fikrim -şu an bunun için biraz erken olduğunu kabul ediyor olsam da- müzisyenlerin albüm satışından vazgeçmeleri yönünde. Açıkçası ben de müzikle uğraşan bir insanım ve bu işten para kazanmayı çok isterim. Fakat parayla albümümün 1milyon tane satacağına bedava olarak 10milyon kişiye ulaşmasını tercih ederim. Açıkçası söz konusu müzik olunca kayıttan çok sanatçının sahne üzerindeki performansı bence daha önemli. Önemli olmasının ötesinde şu anda bile çok daha karlı albüm satışından. Özellikle zaten kendini kanıtlamış ve albüm satışları zaten belli bir sayının üzerinde olan müzisyenler senede konserlerden kazandıklarının 10da 1i kadarını anca kazanıyorlar. Örneğin Metallica yılda en az 200 kadar konser veriyordur diye tahmin ediyorum en yoğun olduğu zamanlarda. Bu grubun yılda 15 dolardan 1milyon albümü satılsa. 15milyon dolar kazansalar yılda albüm satışından. Türkiye'deki en pahalı müzisyenlerden olan Tarkan, Sezen Aksu gibi isimler tek gece sahneye çıkmak için en az 200bin lira civarında rakamlar alıyorlar ki bu insanlar uluslararası turnelere çıkmıyorlar. O yüzden Metallica'nın bir gecelik konserden kazandığı paranın en az 600-750bin dolar kadar olduğunu tahmin edeceğim. Bu durumda yıllık albüm gelirini 20-25 konser arasında eşitlemiş oluyorlar. Muhtemelen bu kadar basit hesaplar değildir bunlar. Eminim çok daha farklı değişkenler de giriyordur işin içine fakat yine de bu açığın çok da farklı olduğunu düşünemiyorum.
Herşeyi geçtim zaten 1 kişi bile albümü alıp bilgisayarında mp3'e çevirip herhangi bir şekilde paylaşıma açtığında zaten o albümün bütün dünyaya yayılması kaçınılmaz. Bunun önüne geçmek için çok ağır cezalar, ciddi çabalar var ama benim kişisel fikrim boşuna olduğu. Nitekim az da olsa albümlerinin tamamını internetten kendi web sayfalarından bedava yayan gruplar var. Bunlardan bir tanesi Melodic Death Metal grubu Chastisement idi mesela.
Ayrıca günümüzde oldukça kolaylaşan kayıt teknolojileri, DIY mantığının yaygınlaşması ve zaten müzik dinleyen insanların çoğunun artık mp3'ten müzik dinlemesi insanların "kaliteli" kayıt dinleme alışkanlığının yitmesine sebep oldu.
İnternette paylaşılan her sanat formu gibi müziğin de kalitesi oldukça düştü. Sinema filmleri, video, fotoğraf gibi dijital ortama oldukça kolay uyum sağlayabilen sanat formlarını kendi "doğal ortamlarında" izleyebileceğimiz kalitesininden çok daha düşük kalitede izleme "şansına" erişebiliyoruz (şans ya da şanssızlık ayrı bir tartışma konusu olabilir tabi ki). İnternetteki hiper-demokratik ortam, eşitlik ve paylaşım kolaylığı görsel ve duysal mecraların kalitesinde fark edilebilir bir düşmeye sebep oldu.
Fakat bu düşüşü ortamın (mecranın) bir özelliği olarak bir avantaja çevirmek de mümkün gibi geliyor bana. Ne olabilir bu avantajlar? İlk aklıma gelenler daha kavramsal işlere yönelmek; toplumsal ideolojiler doğrultusunda belli bir hiyerarşiye göre düzenlenmiş devlet müzelerinden veya özel sermayenin tekelinde bulunan galeri ve müzelerden kurtularak sanatın daha özgürleşmesi ve bireyselleşmesi. Sadece video ve fotoğraf gibi zaten gelenekselleşmiş sayılabilecek mecraların internet üzerinde paylaşımıyla bunu yapmanın ötesinde zaten internetin kendisini bir mecra olarak belirlemiş birçok insan (sanatçı) zaten bunun peşine düşmüş durumda.
bozcaada'da yeni yıl enstantaneleri
2 ay önce

0 yorum:
Yorum Gönder